Göğüs Kanseri Nedir

Göğüs Kanseri Nedir

Merhaba. Bu yazımda sizlere göğüs kanserini tanıtacağım.

Göğüs kanseri, memenin süt bezlerinde ve üretilen sütü meme başına taşıyan kanalları döşeyen hücreler arasında, çeşitli etkenler sonucu kontrolsüz şekilde çoğalan ve başka organlara yayılma potansiyeli taşıyan hücrelerden meydana gelen tümöral oluşumdur.

Meme kanseri, meme dokusu içinde süt kanalları içerisinde oluşan kanser hücreleridir. Meme kanserlerinin yüzde 80’i invaziv duktal karsinomdur. Invaziv duktal karsinom, meme kanserinin süt kanallarında ortaya çıktığını gösterir. Meme kanserinin yüzde 20’si de invaziv lobüler karsinomdur. Bu türde ise meme kanseri süt kanallarında değil süt bezlerinde gelişir. Meme kanserine neden olan hücrelerin çoğalması ve büyümesi oldukça zaman alır. Ancak çoğaldıktan sonra hücreler lenf ve kan yoluyla vücudun diğer organlarına yayılabilir.

Meme kanserinde en önemlisi kanserin kan ve lenf yolu ile diğer organlara yayılmadan tanının konmasıdır. Bu aşamada konulan bir tanı ile tedavi oranı çok yüksektir. Bu nedenle meme kanserinde erken teşhis çok önemlidir. Meme kanserindeki en belirgin belirtisi, memede elle kontrol edildiğinde bir kitlenin ele gelmesidir. Bunun dışında radyoloji görüntüleme yöntemleri ile görüntülemesi yapılabilmektedir. Meme kanserinin ileri evreleri olarak bilinen kitlenin belirlenmesi, meme dokusunda değişiklikler meydana gelmesi ve cildin kızararak damarlarında artış gözlenmesi, memede kanlı akıntı ve koltuk altı lenf bezlerinde ele gelme gibi belirtiler meme kanserinin belirtileri arasındadır.

Meme kanseri oluşumunda genetik değişiklikler çok önemlidir. Genetik yapıda çeşitli faktörlerin ve normal yaşlanmanın etkisiyle ortaya çıkan bozukluklar kansere neden olur. Ancak meme kanserlerinin sadece %7-9’luk bir kısmı ailesel geçişlidir. Özellikle anne tarafında genç yaşta meme kanseri ve erkek meme kanseri görülmesi ailesel bir geçişe işaret edebilir. Ailesinde meme kanserinden bir sevdiğini (halamı) kaybetmiş biri olarak bu tip hastalıkların en iyi tedavi yöntemi daha doğrusu tedavi sürecini etkileyebilme potansiyeli en yüsek şeylerden birisi morali yüksek tutmak. Bu tip kanser gibi hastalıklarda kişi kendisinden ne kadar vazgeçerse bu gibi zararlı hücreler vücutta o kadar hızlı ilerlemeye ve yayılmaya başlıyor. Kanser hastalarının yanındaki bireylere de büyük işler düşüyor. Onların da morallerinin yüksek olması, hasta bireyi incitecek şekilde konuşmaması, davranmaması ve onu iyileşeceğine inandırması konusunda hastaya destek olmalılardır.

Tedavi sürecinde kimi hasta kemoterapiden saçlarında, kaş ve kirpiklerinde dökülmeler gözlemlenirken kiminin de kortizondan dolayı kilo alabildiği gözlemlenmiştir. Bu dönemde hasta kendisini çirkin hissedebilir ama eğer hasta yakınları onun moralini yüksek tutmayı başarırsa hastanın bunun geçici bir durum olduğunu kabullenme süreci hızlanacaktır. Ayrıca bu dönemdeki hastaların derin üzüntü, yoğun stres, sinir gibi bir takım duygu ve hislerden de olabildiğince uzak tutulmalıdır. Şu an sağlıklı olabilirsiniz ama bu sizin hep bu sağlık düzeyine sahip olacağınızı göstermez. Çevrenizde kanserli bireyler varsa onlara acıyarak bakmak yerine onları anladığınızı ve iyileşeceklerine olan inancınızı gösterin. Hiç kimsenin sizin acıyan gözlerinize, vah vahlayan dudaklarınıza ve ölmüş gibi davranmanıza ihtiyacı yok. Kanser farkındalığını kazanmamız dileğiyle. Okuduğunuz için teşekkür ederim.