Uzlaşamayan Baş Parmaklar

Uzlaşamayan Baş Parmaklar

Her insanın karşısındaki kişiyle uzlaştığı, konuşabildiği bir sürü konu vardır. Sevdikleri renkler aynı olabilir, tuttuğu takımlar, gezdiği yerler, sevdiği yemekler ve niceleri. Ortak yönleri hakkında konuşabilirler. Ortak olmayan zıt noktalar da var elbette. İnsanlar bunun hakkında da konuşabilirler mi acaba? Konuşamıyoruz. Ortak noktalarımız hakkında konu açıldığında harika ve mükemmeliz, güzel sohbetler edebiliyoruz. Ama iş aynı düşünmediğimiz, aynı hissetmediğimiz konular ve durumlara gelince aniden celalleniyoruz. Karşımızdaki insanları ötekileştirmekten, aşağılamaktan ve onları kırmaktan bir an olsun çekinmiyoruz. Bir terör saldırısı gerçekleşiyor kenetlenip bir oluyoruz. Sarılıyoruz birbirimize sarıyoruz yaralarımızı. Üzerinden bir hafta geçiyor bir maç oluyor falanca takım filanca takımı yeniyor tribünler savaş alanı gibi neden çünkü benim takımım yenildi. Bir yardım gerekiyor örneğin bir deprem bölgesine. Hangi bölgeden olduğumuz önemsiz, hangi dili konuştuğumuz, hangi dine inandığımız… bunların hiçbirinin bir önemi yok. Çadırlar kuruyoruz ve aynı yemeği paylaşıyoruz. Bir kahvede oturuyoruz birisi falanca kişi filanca iş yapmış diyor onu kötüleyerek. Bir diğer kişi ona bağırmaya başlıyor, hakaretler ediyor çünkü o falanca kişinin yaptığı filanca işi çok doğru buluyor. Şimdi bu iletişimdeki kusur nerede? Eğer biz de iletişim kurmayı tam manasıyla başaramayan kişilerdensek aynı şeyleri düşünmeyenlerin bu tarz konuları konuşmamaları gerek diyebiliriz. Ama buradaki asıl kusur dinlemiyoruz ve anlatmıyoruz. Dinlemiyoruz, bizim gibi düşünmeyen nasıl düşünüyor diye merak etmiyoruz. Anlatmıyoruz, çünkü biz de düşüncemizi tam olarak hangi temele dayandıracağımızı bilmiyoruz. Bilenlerimiz ise karşısındaki insana değer vermediği için anlatma gereği duymuyor. Bu şekilde konuşamayız. Şimdi iki elinizin parmaklarını birbirine geçirin. Birbirini tutan parmaklarınız ortak noktalarınız olsun. Birbirini tutamayan baş parmaklarınız ise karşıt noktalarınız. Başparmaklarınız yüzünden diğer parmaklarınızın birlikteliğini bozmak ya da zedelemek kararını size bırakıyorum. Konuşmadığımız sürece anlayamayız, anlayamadığımız sürece ise öğrenemeyiz. Yıkıcı değil yapıcı olmak dileğiyle…